Kanaatkar olmak

 

 

Allah; her şeyi bir hikmet ve ilimle yaratmıştır. İnsanı da bu hikmete dahil ederek başıboş bırakılmadığını kendisine verilen tüm nimet ve güzelliklerden de mesul olduğunu, kadrü kıymetini bilmesini, hor ve hakir kullanarak ziyana uğratmaması gerektiğini de kuran ve sünnetle öğütlemiştir.

 

İnsanoğlunun Her zaman şükr edeceği, hamd bileceği türlü türlü nimetlere nail olduğu hatırından çıkarmaması gerektiği; Elde bulunan ve hatırlanan her bir nimet karşısında düşünüldüğü zaman şükrün ne kadar isabetli ve yerinde olduğu, elinden çıkmadan anlayabilmesi önemli bir ibadet ve iman konusu olmaktadır.

Verilen veya verilmeyen nimete karşı insan oğlunun nankörlük etmemesi Müslüman kişinin   duruşlardan sadece bir tanesidir. Elinde olan nimetlere az veya çok iyi veya güzel ne varsa onlara kanaat göstermesi onun olgunluğundan ve imanın dan kaynaklanmaktadır. Nimet Verildiği zaman hamd ve şükr etmesi verilmediği zaman da Allah’ a niyazında ve şükründe devamlılık göstermesi Rasülüllahın nasihatlerindendir. Geçimde iktisat etmek, israf etmemek ve orta yollu olmak İslam dininin güzelliklerindendir. 

Resulullah (sas) buyurdular ki: “islam hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup buna kanaat edene ne mutlu!” (Tirmizi Zühd 35) Diyerek bizlere en doğru yolu göstermiştir.

Yine bir hadislerinde; “Sizden biri, mal ve yaratılışça kendisinden üstün olana bakınca, nazarını bir de kendisinden aşağıda olana çevirsin. Böyle yapmak, Allah’ın üzerinizdeki nimetini, küçük görmemeniz için gereklidir.” (Buhari, Rikak 30; Müslim)

Vel hasılı eldeki nimeti israf ve zayi etmeden en güzel bir biçimde değerlendirip şükrünü eda etmek gerektiğini, bizlere verilmeyen, gözle görülen görülmeyen, akledilen edilmeyen, bilenen ve bilinmeyen Allahın ne kadar nimeti varsa ona da verilmedi diye üzülmenin bir fayda sağlamayacağı hususunu aksine imanımıza zarar vereceğini de akıldan çıkarmamak  gerekir.

 

Ademoğlu hep acelecilikle iş yapar. Kula düşen bu değilmidir? Kendi vazifesini hakkıyla yerine getirmek, sonra da sonsuz merhamet sahibi’ne  tevekkül edip sabreylemektir.

 

İbrahim Hakkı hz. ne güzel ifade etmiş;

 

Deme şu niçin şöyle,

Yerincedir  o öyle

Bak sonuna, sabreyle.

Mevla görelim neyler.

Neylerse güzel eyler.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !